Değirmenlere Karşı...
“ve sen,ben değirmenlere karşı
bile bile birer yitik savaşçı...”
Şarkımı mırıldanırken alıp çıkardım seni tarhinden.Güncelledim bıraktığımız yerden itibaren.Zaman bunamışken ve geçmişi bugüne taşıyorken şarkının tam da ortasına bıraktım seni...çık çıkabilirsen içinden.Bilmem kaçıncı kez çalıyorken seni defalarca kaydediyorum...Hani Galileo gibi kiliseye diklenip "Aşk Yuvarlaktır" desem ciddiye alıp açık denizlere yol alan olur mu?Ya da acaba halkın önünde ateşe mi verilirim.Kazın ayağı zamanın kuyruğuna basmışken ve hadi canım sen de desem adamın birine ve o adam dese bana “sana ne”,şaşırır mıyım acaba?Basınç farkı olmasaydı ve rüzgarlar kendi memleketine taşınsaydı değirmenim döner miydi,ufalar mıydı zaman öfkemi.İyi niyet puan aldıysa seksek oynarken ve mahallenin en delikanlısı yakar topta alırsa bir canımı ve fasülyeden bile saymazsa hayat kazancımı,banka faize koyar mı yaptıklarımı?Peki ya derse gişe memuru borcunuz var ve benim cebimde metelik bile olmasa bulaşık yıkamayla kurtulur muyum düşerken aldığım yara berelerden.Kalbimi küçülttürmeye gitsem esTRİCKçiye hafifler miyim kuş gibi...hava sıcak,zeytinyağlı sevmek lazım...çarpmasın kızartma aşklar.Kısık ateşte pişir hisleri aman ha dikkat et yanmasın.Şimdi de hararet bastı hızlı yemekten,7'den sonra sevilmez fazla.Süt içmedim dilim yandı halbuki;tekrar içsem bastırır mı ki?Baktım vakit geç olmuş,kaset döndürüyor kendini,güneşe veriyor sırtını anılar yansın diye...Ben mırıldanırken tarihte adı geçmeyen bir kahramanın adını,belgeselini yaptım çok ufak bir olayın...
Begüm.
Not: Yukarıda alıntı yapılan şarkı sözü Bülent Ortaçgil’in “Değirmenler” adlı şarkısındandır.
Konu: belki de en güzeli böyle değildir
Bizlere nasıl vazgeçileceğini, sabredileceğini, devam edileceğini öğreten bütün kırıntıları ya da anıları sunan, o her kimse her neredeyse her şeyimizse ve daha devam edecek isek ne denir ki denizlere de varabiliriz varlığını bilip güç bulmak yetmez mi... hangimiz yitik savaşçı sevgili kuzen tam teşekküllü savaşçılar olduk çıktık, savaşlar babaların adı olmaktan çıktı gayet korkutucu ürperten bir kimliğe büründü. dört bir yanda izleri var, hangileri silinir. zamanın eşi yok, ama gelecek geçmişi silebilir mi, boşvermişlikten kaçmak mücadeleyi fişekleyen daimi anahtar. belki bizi yitik savaşçılar olmaktan uzak tutandır, en azından yorgunluktan değil ama insanlardan bıktığımı içimden ettiğim bir küfürle geçiştirebilecek kıvama geldim ben! edilen küfürler de bir nevi kaçış kötülerden, iyiye daha yakın küfürler. yakışmayanlara aykırı kalabilmek mücadeleye devam edebilmekle ne kadar da alakalı. ama tabi sadece anlayabilenler için seçilmiş kelimeler, en iyisi hiç durmadan yol almaya devam etmek, derelerden ya da kaldırım kenarlarından ya da bizzat gözlerimizden ama akmalı çok uzaklarda bir yerelere varmalı...gitmeli....
Bağlantı »
Konu: belki de en güzeli böyle ..
begüm gene çok güzel bir yazı olmuş,anlatmak istediklerini -ya da bizim kendimizin çıkarmamızı istediğin anlamları- güzel ifadeler kullanarak yazmışsın ve üstüne söyleyecek bir sözüm yok,sadece çok sevdiğim bir şarkıyı anlamlı bir yazıda kullandığın için şükranlarımı sunmak istedim..
"uçurtma uçar sözlüğümden,geri gelmeyecek bir kuş
yaşanmamış kırıntılar sadece bir düş .."
Bağlantı »
Konu: selam,yorum(suz)
Yazın her zamanki gibi etkileyici.kullandığın imgeler çok iyi bana göre.şurası, -peki ya, gişe memuru "borcunuz var" derse-olursa anlam bulanıklığı gitmiş olur.istersen bir bak. aşk yuvarlaktır de, yaptıklarının hiçbir bankada faize değer bir yanı olmasın,ateşte yanmayı göze al.ama sen istediklerini yap ve zamanla pazarlığa oturma.üniversiteden bir arkadaşımın ölüm haberini aldım,kötüyüm.yaşam çok kandırıkçı,çok ciddiye almayalım.
Bağlantı »