YüRüYeN KeLiMeLeR

8/2/2008

Delinin Akıllısı...

Kategori: tezatlar

Akıllı ya da safın tekiyim…hem ne fark eder aşk mantığın kaçış planı değil mi,yani herkes hayatında en az 1 kez deli.Delinin biri olma ihtimalim yüksek,en azından normal olduğumu iddia etmiyorum.Yani her an her şeyden cayabilirim.Sırf bunun için bile delebilirim deliliğin dibini.Kafamda görünmez bir huni taşıyorum yani şaşırmayın melek filan değilim sadece deliyim.Huni taşıyorum zihnime yüklenenlerden ötürü.Dolma ihtimali yok benim aklımın ne de olsa boş değil mi?Çeşmeyi aç huniye de gerek yok,depo yaptır hatta hani sular filan kesilirse aman kafan köpüklü kalmasın.Boşver ne de olsa ben durulanmak için epey geç kaldım…Kuru ve gür kahkahalar atarım nazik kulaklar için.Güldüm mü baktırırım çünkü anlamsızın anlayanı çok olur dostlar…Şöyle dön bi bak kim bu 32 diş meraklısı deli?Bak bak çekinme…Dişçi değilim korkma,ben olsa olsa dilimi çekerim.Bak hem burnuma kadar değdirebiliyorum da.Marifetim bu,peki nerde alkışlar???Bu da mı yok hayatın repertuarında?Oysa ben orkestramla hiç prova yapmadım hem nezleyim sesim de kötü ama kasetim çok satıyor!!Mazur gör beni seyirci…Bir deliyse eğer muhatap olduğun,çok sorgulama aklından geçeni.Kaldırım olmuştur onun zihni,yürü ve geç sakın ha takılma.İşportacısı,boyacısı,biletçisi sahipleniverir seni sahipsiz sanar.Burdan çık doğru ait olduğun mekana.Hem ne var tekrar gelecek,iki geldin diye para da almıyoruz ama bi dahakine ekstraya girer bilesin.Gülüp nasılsa deli diyip geçeceksen efendi gibi otur karşımıza,sökül paraları.Deliler de para kullanıyor unutma…Unutma ey akıllı…unutma bir gün o kaldırım taşlarının kendi zihnine örüleceğini.Defolu delilik artık her yerde aldanıp kanma.Giyersen bir gün normal sandığın o gömleği delilik işler çiğerlerine ve gömlek gömüldüğün bir dolap olur bir anda.Aman ha çarşıda pazarda dikkat…dikkat akıllı kardeşim…karşında durup bakana aldanma;gözler de yalana alışmış,baksana fıldır fıldır ortada…Akıllının delisi olur mu deme…olur olur akıllının türlüsü çok gider akşam yemeklerinde…akıllıdan kaç çeşit yemek çıkar bilir misin…sen yine de akıllı ol sadece akıllı…delinin akıllısı bunu yapmayı öğrendi artık…

                                      Begüm

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

8 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: okyanustaki rüzgar | Tarih: 2008-02-07 01:40:06
    Konu: www.okyanustakiruzgar.blogspot.com
    '' Oysa ben orkestramla hiç prova yapmadım hem nezleyim sesim de kötü ama kasetim çok satıyor!! ''

    Öncelikle beğendiğimi söylemek isterim.. şu saatte okutabildi satırlarınız kendisini bana.. Ancak, bir iki uyarım olacak size. Noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakmaya özen gösterseniz sadece bir karekterlik; büyük harfle de başlamaya özen gösterseniz cok hoş olur. Kimi yerlerde gözüme carptı o manada söylemek istedim.

    Saygılar..

    Bağlantı »

  2. Yazan: arcadian | Tarih: 2007-12-08 22:26:27
    Konu: işim gücüm budur benim
    Gökyüzünü boyarım her sabah,
    Hepiniz uykuydayken.
    Uyanır bakarsınız ki mavi...

    Bu dizelerin hissettirdiğinin aynısını hissettirdi bana yazın.
    Aklına sağlık!

    Bağlantı »

  3. Yazan: zaynet | Tarih: 2007-11-08 17:19:18
    Konu: delilik mi, kim normal ki
    Ablacım hep diyoruz ya... Biz normalsek dışarda biçok deli var; ya da biz deliyiz de herkes normal...Tabi unutmamak lazım ayakta kalmak için , dimdik yaşamak için delilere de yol gösteren birileri olmalı...bizler gibi

    Öptüm bitanem
    Ablan

    Bağlantı »

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-10-31 00:08:02
    Konu: Delinin akıllısı
    Çok beğendim.Özellikle huni benzetmesini.Kendimi tam da yazarın anlattığı gibi hissettim

    Bağlantı »

  5. Yazan: meddah | Tarih: 2007-07-31 23:19:48
    Konu: son model çakma deli
    Tüketici toplumun çarklarında erimiş olan hangi ademoğlu deli olmadığını iddia edebilir ki?

    Kafamıza vura vura ''kural'' yahut ''ahlak'' diye suratımıza kusulan zehirlerin etkisinden olacak,hepimiz deliyiz. Programlanmış,dayatmaların ve öğretilenin dışına çıkamayan,tepkisiz ''gerçek deliliğin '' şerefine bok süren son model çakma delileriz. Herşey olduğunu zanneden,koca hiçleriz.


    Adem'in yüz karası son nesliyiz. Yeme, içme,yok etme hatta önümüze geçen herşeye tecavüz etme yeni erdemlerimiz...



    Fena değil yazdıkların. Buram buram Nietzche kokuyor ya da ben özlemimden bu kokuyu alıyorum. Belki de bundan yorum yazmak istedim. Hoşçakal.

    (keal ziyaretçi defterinde rastladım,meraktan girdim,yorum yapamadan edemedim,mazur görünüz :D )

    Bağlantı »

  6. Yazan: Olcay Olgu TÜRK | Tarih: 2007-06-01 22:55:22
    Konu: Gerçekten farkına varılması gereken bir değersin sen...
    insanlar insanlar insanlar...biz insanlar saçma yaşıyoruz bazen. Hatta bunu abarttığımız anlarda olmuyor değil...Deli olmak lazım aslında bazen günümüz şartları gereği ve bunu bi ilke haline getirsek acaba nası olur iletişim kurabilmek için? yok yok bu seferde delinin zır delisi olmak gerekir sanırım. Delinin zır delisi olduk diyelim acaba bu yetecekmi bu sefer ve yetmezse de bu kısırdöngü nereye kadar devam edecek acaba? Aşk denilen hastalığın yeri geldiğinde mantıksız yaşamı tetiklemesi ve maalesef bu hastalığın bi çaresinin hala bulunamamsı hatta hiç bir zaman da bunun çaresinin bulunamayacağı bi gerçek sanırım...Adem ile Havva'dan kalma bi saçmalık mı yoksa bu aşk denilen hastalık? Hastalık hastası mı olmalı mıyız? Bütün mantıksallığın dışına mı çıkmalıyız anlaşılabilmek için? Bunu yapabilen insanlar sizlere sesleniyorum kaş yapayım derken de bu sefer gözünüzden olmayın! Tek gözlü yaşamak gerçekten çok ama çok ZOR!!!

    Bağlantı »

  7. Yazan: esra | Tarih: 2007-06-01 13:17:34
    Konu: yavrucukuma
    anneeeeeeeeeeeem ne güsel yazmışın ööle sen beee.begüm senden ricam bide politika hakkında yazsana çok merak ediyom yorumlarını öptümmm seni yavrucuğummmmm

    Bağlantı »

  8. Yazan: sarper | Tarih: 2007-05-31 14:01:46
    Konu: nullum magnum ingenium sine demenia fuit
    "herkesin içtiği su" diye eski bir çin efsanesi vardır,ömer seyfettin bir kitabında dilimize çevirip yayımlamıştı bunu ve ben de çok sevmiştim.yazını okuyunca bu öyküyü anımsadım nedense ; eski bir krallığın deliliğin yağmurlarıyla yıkanması,bu yağmurdan korunmak için halkı deliliğe terkedip tebaasıyla saraya kapanan kralın zalimliği,en nihayetinde depo edilen son temiz suyun de bitmesi üzerine kralın "herkesin içtiği sudan içiniz!" emriyle ilk kadehi kendi yuvarlaması ve devamında tüm saray cemaatinin delirip halkın içine karışması anlatılıyordu.ama benim en çok ilgimi çeken öykünün son paragrafı oldu : (hatırladığım kadarıyla) "..ve böylece saray insanlarının da delirip halka karışmasıyla ülkede tek bir akıllı kalmamış,delilik benimsenmiş ve zamanla akıllananlar da 'Delidir!' denip hücrelere atılmış.."

    tanıdık geliyor mu..?

    :)



    ...
    buradan tüm delilere selam etmeyi borç bilirim.

    Bağlantı »

Yorum yaz!

« Önceki — Sonraki »