Pervane

 

"Sen parla ben döneyim aşkının etrafında, bir yanıp bir söneyim alacakaranlıkta…"

 

-der bir şarkıda.Nasıl bir şeydir acaba pervane olup dönmek, naz yapar gibi bir yanıp bir sönmek.İnsan bir kişiyi dünyanın merkezi sanabilir ve kendini buna inandırabilir mi? Aşk etrafında dönülecek bir şey midir? Bir turunu kaç günde tamamlar.Ne zaman dünyaya yaklaşıp uzaklaşır, gelgite neden olur mu?Pervane yolunu nasıl bulur, bulduysa bile ateşe kapılmadan yoluna nasıl devam eder? Bunlar pervanenin derdi tabii, biz sadece düşünce kalıpları olarak pervaneye yardımcı olmaya çalışıyoruz.Pervane duy sesimizi…

 

-Eyy pervane, neresidir gittiğin?

Uzak bir ilçedir…

-Adı yok mudur?

Vardır da söylemezler

-Nasıl gidilir

Düz gidilir,yol bitince bilinir

-Eyy pervane aç mısın tok musun?

Yokum…

-Kaç zamandır seferdesin?

Epey ilerdeyim

-Eyyy pervane doğru cevap verecek misin?

Eğri miyim ki doğrulayım

-Kimdir yolun ucundaki?

Diğer bir yoldur….

 

-der pervane dış sese…o da kulağını tıkamak ister ama bastıramaz dış sesi.Demek ki pervane de kararsızdır, demek ki pervane de düşüncelidir etrafında yanıp söndüğü aşk için.Belki de umuttur alacakaranlıktaki tek ışık.Yani belki de pervane dönmeyi, yanıp yanıp sönmeyi seviyordur, kim bilir? Pervaneyi alıp da karşımıza oturtamayacağımıza göre dış sese kulak vereceğiz.O da susmalı…susturulmalı ama almış işte arkasına bir güç konuşup konuşup duruyor.Adı üstünde dış ses.Hep içimizin artıklarından beslenen kısık ses.Dinlersek nice olur halimiz.Pervane yoluna devam etti, dış ses içine saklandı ama dışlanmaya mahkum kaldı.Dış ses yine oyuna alınmadı, pervanenin eteğine sarıldı.Her sesin mahkum olduğu gibi, ses de uçup gitti.

Yine elde var pervane ve bir avuç yol…

 

Begüm

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !